hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Kenan Doğulu Kimdir,Hayatı,Biyogrofisi

Kenan  Doğulu  (1972 -  .... )

Beş yaşında iken konservatuarın piano bölümüne birincilikle girdi. Altı sene piano bölümü sonrası gitar bölümüne geçti. Bu esnada tiyatro eğitimi, çocuk korosunda solistlik, ritmli sazlar öğrenimini de sürdürdü. Daha sonra ortaokulu başarı ile bitirip, konservatuara flüt bölümü ile devam etti ve başarılı bir sonuçla mezun oldu. Muzik kariyerini ilerletmek, show dünyasının kalbinin attığı Amerika'dan, yenilikleri ülkemize taşıyabilmek amacı ile Los Angeles'ta bulunan "Musician Institude" de başladığı yüksek öğrenimine Bilgi Üniversitesi müzik bölümünde devametmektedir.

Türkiye'de çok meşhur, çok sevilen ve beğeniyle izlenen bir sanatçı olduğu halde Kenan Doğulu, müzik kariyerinin hala başında olduğunu varsayarak, çok daha büyük projeler düşünmekte ve her yeni gün hedeflerini daha da büyütmektedir. Sanatçı, müzik piyasasında ülkesinde olduğu kadar, yurtdışında da önemli projelere imza atmayı ve ününü buralara taşımayı planlamaktadır.

Sanatçının ilk albümü "Yaparım Bilirsin" Ağustos 1993'te piyasaya çıktı. O yıl verdiği 93 konserle Türkiye çapında ciddi bir rakama ulaşan Kenan Doğulu'nun, ikinci albümü "Sımsıkı Sıkı Sıkı"yı Aralık 1994'de piyasaya sürüldü ve bir yıl içinde 175 performansla ulaşılması güç bir başarı kazandı.

1996 Ağustos ayında müzik marketlerde yerini alan "Kenan Doğulu 3" isimli albümü yoğun bir ilgiyle sevenlerinin beğenisini kazanmıştır. Bu albümdeki "Hiç Bana Sordun mu?", "Günah Değil mi Bana?"ve Cumhuriyetimizin simge parçalarından "10.Yıl Marşı" nın yeni düzenlemelerinin yer aldığı "Kenan Doğulu 3.5" isimli Maksi Single aynı yıl Eylül ayı ortalarında müzik piyasasına sunulmuştur.

Bilindiği gibi önceki kimliği ile 10. Yıl Marşımız, 29 Ekim 1997 tarihinde Sanatçı Kenan Doğulu tarafından yeniden düzenlenerek, günümüz Türkiye'sine ve Türk Milletine sunulmuştur. Cumhuriyet Marşımızın gündeme gelmesi, medyatikleşmesi, çocuklara ve gençlere hitap etmesinde sanatçının çok büyük bir katkısı olmuştur. 1998 yılında Cumhuriyetimizin 75.Yıl kutlamaları çerçevesinde, Bursa'dan başlayıp, Antalya, İstanbul, Ankara, İskenderun, Samsun, Selçuk'a kadar devam edip, İzmir'de noktalanan bir "Cumhuriyet Turnesi"ni de başarı ile tamamlamıştır.

Dinar'da çekilmiş olan "İsyan bu" adlı parçanın klibi, sadece burada bulunan depremzedelere yardım amacı ile yapılmış ve mağdur olan vatandaşlarımıza maddi destek sağlamıştır.

Ayrıca, sahibi bulunduğu ve 1993 Aralık ayı sonunda faaliyete geçen Doğulu Ses ve Görüntü Hizmetleri Ltd. Şti. Temmuz'98 tarihi itibarı ile tecrubeli ve yepyeni kadrosuyla "Doğulu Productions" adı altında kendi binasında hizmete girmiştir. Doğulu Productions, bugüne kadar Sanatçı Kenan Doğulu'nun albümlerine imza atmış ve ayrıca bünyesindeki stüdyosunda değişik sanatçıların albüm kayıtlarını gerçekleştirmiştir. Bunun yanısıra her türlü, yerli ve yabancı konserler, spor organizasyonları, CD Plus prodüksiyonları, digital kayıt ve mastering çalışmaları da devam etmektedir.

İsmail Yk - Kimdir,Hayatı,Biyogrofisi

ADI: ISMAIL SOY ADI: YURTSEVEN - YK YASADIGI YER: ALMANYA - HAMM NERELI: SIVAS TAKIMI: SIVASSPOR DOGUM GUNU: 05.07.1978 KARDESLERI: 4 ISIMLERI: HASAN, HUSEYIN, MUSTAFA, ZEYNEP EN SEVIDIGI RENK: YESIL SEVDIGI ICIN NELER YAPAR: MANTI, SARMA ANNESININ ADI: ZARIFE BABASININ ADI: ALI RIFAT HOBILERI: YAGLI BOYA BOYAMAK TAKE-WAN-DO İSMAİL YK KENDİNİ ANLATIYOR : Almanya'da doğup büyüdüm,Alman kültürünü de aldım.Bu durum benim müzigime yansıdı.Müzige cocuk yaslarda adım attım ve bu sevda bu yıllara kadar geldi.En büyük dileğim;bu duygumun sönmemesi...Basarı kendiliğinden gelmeye devam edecektir. 1978 yılında,Almanya'nın Hamm sehrinde dünyaya geldim.Çocuklugumu en güzel sekilde yasadım.Çocuklugumda oyuncaklarımın yanında müzik aletleriylede tanıştım.O küçük yaslarda elime aldıgım müzik aletlerini birer oyuncak gibi görürdüm.Onlarla oynamak bana büyük keyif veriyordu.O yıllarda hem Alman hem de Türk arkadaslarımla cocukluk günlerimi gecirdim.Yani çok mutluydum.Biz bes kardesiz(YURTSEVEN KARDESLER) 3 Abim,1 Ablam var.ben en küçükleriyim. TERCİHİMİ MÜZİKTEN YANA KULLANDIM İlkokula Almanya'da basladım.Okulun ismi'Wilhelm-Busch-Schule'ydi.Dört sene süren ilkokuldan sonra ortaokula girdim.Başarılı bir ögrenci sayılırdım aslında.Daha sonra Elektrik ve Elektronik bölümünde meslek okuluna girdim.Bir yandan okulu,bir yandan müziği devam ettirdim.Ama müzik sevdası daha ağır bastığı için tercihimi müzikten yana kullanarak okulu bıraktım.İlk gençlik yıllarım pek hareketli geçmedi diyebilirim.Müziğe kendimi kaptırmış durumdaydım,çok calısıyordum.Saatlerimi müzik odalarında şarkılar üzerinde calısarak gecirirdim.Hem yerli hem yabancı müzik dinlerdim. ÇOCUKKEN TELEVİZYONA CIKTIM Yabancı sarkıcılardan Elvis presley,Michael jackson gibi sanatcıları cok dinledim.Müziğin dışında zamanımı arkadaslarla futbol oynayarak geçirirdim.Profesyonel anlamda müziğe adım atısım hayli ilginç ve takdire layıktır aslında.Daha 10 yasındayken Almanya'nın TV 2 kanalına genç yetenek olarak katılmam beni müziğe daha bağladı,müzik bende sevda oldu diyebilirim.Sonraki yılalrda düğünlerde istek üzerine sarkılar,türküler söylemeye basladım.Profesyonel olarak ise 1996 yılında,"YURTSEVEN KARDESLER" olarak,yani ailecek,'Barış Olsun'adlı bir albüm cıkardık.Ben grubun rapçisiydim.Daha sonra 1998 yılında'Toprak've 2001 yılında da 'Of Anam Of'adlı albümlerimiz cıktı.İlk solo albümümü 2004 yılında yaptım;'Şappur Şuppur'.Albümüm bilindiği gibi Avrupa Müzik etiketiyle piyasaya cıktı.Albümde 16 sarkı var.Şarkıları,Fatih Abb ile ortak olarak yaptık.Aranje,düzenleme,yöneti m ve tüm stüdyo calısmalarını ise Yurtseven Kardesler olarak hazırladık.İlk klibimi ise 'Üfle'adlı sarkıya cekmiştim.Animation,show ağırlıklı,efektlerle dolu olan bu klip ile bir ilke imza attığımızı düşünüyorum.Daha sonra bu albümde 'Şappur Şuppur','Nerdesin','Son Defa',ve son olarak da 'Tıkla' adlı hareketli sarkıya klip cekildi. EKİBİMİ COK İYİ SEÇTİM Öncelikle,beni bulunduğum bu noktaya getiren sevenlerime cok tesekkür ediyorum.Benim solo albümümden önce,Yurtseven Kardesler' olarak cıkardıgımız albümlerde iyi satıyordu.1998 yılında cıkardığımız albüm 850 bin satmıştı,ama gizliden,caktırmadan satmıştı adeta.Çünkü Türkiye'de promosyon eksiklğimiz vardı.Benim albümüm satıyorsa iyi ekip olustudugumuzdan kaynaklanıyor.Albüm güzel,Avrupa Müzik tarafından yapıl** promosyon da mükemmel olunca basarıya ulaşmış olduk.Basarımın baska bir nedeniyse yasadığımın olayların sarkı haline getirilmesidir.Sevilmemin nedenini hayranlarım benden daha iyi anlatabilirler.Bana kalırsa,kendimi izleyicilere olduğum gibi yansıtmamdan kaynaklanıyor bu sevgi.Kendime has bir müzik tarzım var,İsmail YK olarak albüm cıkarmamın nedenlerinden bir taneside bu.Albümlerde çogu zaman aynı seyler yapılıyor.Benim albümde bir sarkıda yapılmış seyler var.Fakat,albümüme genel olarak bakıldığında farklı seyler duymak mümkündür.Yani fazla yapılmayan veya hiç yapılmayan seyleri ele aldık.Örnek olarak'Şappur Şuppur','Kıt Kıt','Patlat Gitsin','Ceviz','Üfle've 'Döktür'adlı sarkılarımı gösterebilirim. -------------------------------------------------------------------------------------------------------

16 Temmuz 2010 Cuma

Seyit Onbaşı kimdir, hayatı

Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912′de Balkan Savaşları’na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi’nde görev aldı. Çanakkale Savaşları’nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda ayakta kalabilen tek top vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı. Seyit Onbaşı 1918 sonbaharında köyüne döndü. Sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam etti. 1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla “Çabuk” soyadını aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.

Tlahes (Tales) kimdir, hayatı

THALES(M.Ö.624-M.Ö.548) Milet okulunun ilk temsilcisi olan Thales M.Ö.624 yılında doğmuş ve M.Ö.548 yılında ölmüştür.Varlıklı bir tacirdi.Yunanlı yedi bilgeden biri olarak kabul edilmekteydi.Thales ile ilgili şu hikaye kayıtlara geçmiştir.Lidyalılarla Persler arasında uzun süren bir savaş sırasında,28 Mayıs 585 tarihinde,Güneş’in tutulacağını önceden bildirmiş ve bu olaydan çok etkilenen iki kral derhal bu savaşa son vermişlerdir.Bu hikaye,ilk bakışta inanılmaz gibi görünmekteysede,şu noktayı göz ardı etmemek gerekir:Babilliler,Güneş tutulmasının önceden bildirme olanağını veren Saros Periyodu’nu biliyorlardı.Söylendiğine göre,Thales Mısır’a gittiğinde bunu öğrenmişti. İlk Yunan matemetikçisi Thales’tir.Thales’le birlikte geometri ilk defa dedüktif(yani tümdengelimsel)bir bilim dalı haline geldi. Thales,bir cismin gölgesinin,kendi boyuna eşit olduğu bir anda,diğer bütün cisimlerin gölgelerininde,kendi boylarına eşit olacağını biliyordu. Thales,bir geminin kıyıdan ne kadar uzak olduğunun ölçülmesi ile de ilgilenmiştir.Bu ölçümü,iki dik üçgenin kenarları arasındaki orantıdan yararlanarak yapmıştır. Aşağıdaki geometrik öneriler ona atfedilmektedir: 1.Yarıçap,daireyi iki eşit parçaya böler. 2.İkizkenar bir üçgenin tabanına komşu olan açılar eşittir. 3.İki doğru kesiştiğinde karşıt açılar eşittir. 4.Yarım daireyi gören açılar diktir. 5.İkişer açısı ve birer kenarları eşit olan üçgenler birbirlerine eşittir. Thales,eşit açı yerine benzer açı deyimini kullanmaktadır,bundan da açıyı nicel bir büyüklük olarak değil,bir şekil olarak düşündüğü sonucu çıkmaktadır. Bunların kanıtlamalarını yapabiliyor muydu?Eşit oldukları sonucuna nasıl ulaşmıştı?Bu soruların yanıtını bulmak olanaksızdır.Ancak tarihte geometrik önerilerin gerekliliğine inanan ilk kişi Thales’tir. Thales aynı zamanda astronomiyle de ilgilenmiş ve tarih kitaplarına ilk Yunan astronomu olarak geçmiştir.Gökyüzündeki yıldızları gözlemlerken bir kuyuya düştüğünü herkes bilir.28 Mayıs 585 yılında gerçekleşen Güneş tutulmasını önceden tahmin etmi olmasına rağmen,Yer’in bir disk biçiminde olduğunu düşündüğünden,Ay ve Güneş tutulmalarının nedenlerini bilmesi olanaksızdı. Mısırlılardan yılın 365 gün olduğunu öğrenmişti.Kuzey yönünün bulunmasında Küçük Ayı’nın kullanılabileceğini biliyordu ve Yunan gemicilerine Küçük Ayı takım yıldızını gözlemleyerek seyahat etmelerini önermişti.Nitekim denizci bir millet olan Fenikeliler de Büyük Ayı’yı kullanıyorlardı. Thales herşeyin aslının su olduğunu söylüyordu;su,katı,sıvı ve gaz olmak üzere üç durumda bulunabilirdi.Suyun olmadığı yerde hayatın da olmayışı,bu maddenin asli oluşunun en güçlü kanıtlarında biriydi.Thales,bu görüşleri ve Homeros’un hikayelerini bir yana bırakan gözlemsel düşünceleri nedeniyle bilimin doğuşunda önemli bir rol oynamıştır. Aristotales’e göre,Thales,mıknatısın demir tozlarını çekmesi nedeniyle canlı olduğuna inanıyordu.Nasıl bir yorum getirirse getirsin,mıknatıstan söz eden ilk kişi de Thales’ti.